At yarışı camiasının iyi bildiği bir terimdir startta takılmak. Koşulan  mesafe uzun da olsa  rakipler yarışa iyi başlarken startta takılırsa,  at kaliteli de olsa koşu boyunca ekstra güç harcaması  gerektiğinden yarışın sonu çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. Bursaspor maalesef her sezon  starta takılarak başlıyor ve üzülerek söylemek gerekirse camia bas bas bağırmasına karşın aksiyon alma konusunda sürekli geç kalınıyor.

Geçen sezon saat gibi işleyen düzeneğin parçaları bir bir dağılırken bunların yerine yenisini koymakta gecikirseniz ortaya dün akşamki görüntünün çıkması kaçınılmaz olur. Görünen bu tabloda en büyük sorumlu başta yönetim daha sonra teknik kadrodur. Sezon öncesi kampına neredeyse yarım kadro ile başlamak, transfer edilen fakat sakatlanan ve eski takımından gelemeyen !! forvetler, halen transferi beklenen 6 ve 8 numaralar plansızlık ve programsızlığın en büyük göstergeleri.

Maçın değerlendirmesini yapacak olursak,  ortada bir TAKIM yokken oyuncuların bireysel performansları üzerinden değerlendirilmesinin şu an için çok da doğru olmadığını düşünüyorum. Geçen sezon arkasına Ozan ve Belluschi' yi alıp  sahanın her yerinde  cirit atan, araya ince paslar salan, uzaktan şut çeken Josue' nin dünkü maçta  rakip savunma arasında kaybolup gitmesi bunun en bariz örneği. Eksikler giderilip toplam kalite yükseldiğinde oyuncuların bireysel performansları da yukarı taşınacaktır. Dün akşam kaybedilen maç sonrasında çok üzülsek de  yeni transferlerin kalitesi ve eksik bölgeye yapılacak iyi transferler ile geleceğe umutla bakabileceğimizi düşünüyorum.

Taraftarın ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde maç öncesinde vermiş olduğu birlik, beraberlik mesajı ve Türk bayrakları ile ortaya koyduğu görüntü hepimizin  tüylerimizi diken diken etti. Bu konuda şehrimizle ne kadar gurur duysak azdır. Bununla birlikte, ısınma esnasında ve maç sırasında takımın bir futbolcusu yuhalanırken diğerine sanki gözünden ateş çıkarıyormuşçasına ( ouuuuuvvvv ) tepki verilmesine anlam veremedim. Taraftarın yeni gelen  futbolcuya  bu takımın bir parçası olduğunu hissettirmesi gerekir. Onu takımın üzerine taşıma gayretinde olmak  hem futbolcuya hem de diğer takım arkadaşlarına zarar verir.

Son sözümde söz konusu Bursaspor olunca kartlar konusunda cömert, penaltı konusunda cimri hakemlerimize. Maç boyunca yerden kalkmayan, oyunu soğutmak için elinden geleni yapan  rakibe gösterdiğiniz anlayışı biraz da bize göstermenizi bekliyoruz. Yoksa çok şey mi istiyoruz ?