Öncelikle, asli işim gazetecilik olmadığından, zaman zaman yorumlarımı paylaşacağım bu köşede sürç-i lisan edersem şimdiden affınıza sığınıyorum.

      Başakşehir maçının bitimiyle birlikte camia olarak hepimiz kupa yarıfinaline kilitlenmiştik. Cumartesi gününden bu yana içimizdeki heyecan da zaman da geçmek bilmedi. Takımımızın formda olması ve Fenerbahçe' nin içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında maçın favorisi olarak görülüyorduk.

      Maçın ilk 10 dakikasına baskılı başladık fakat sonrasında oyun dengelendi ve uyuduğumuz bir anda golü kalemizde gördük. Sonrasında Belu ile beraberlik golünü tam zamanında bulduk derken gelen frikik golü ile şoke olduk. İlk yarı kalemize gelen üç topun ikisi gol olmakla birlikte devre boyunca biz de yapmak istediklerimizi gerçekleştiremedik.

     İkinci yarı pas organizasyonlarında Bursaspor gibi oynarken maalesef topu o üç direğin arasından geçiremedik. Bakambu, Şener, Emre, Fernandao ve Enes ile yakaladığımız pozisyonları cömertçe harcadık. Oyunun ikinci yarısındaki tempo artışında Emre' nin büyük katkısı oldu. Şenol Hocamın bundan sonraki maçlarda onun süresini artırarak takımın değişmezleri arasına katacağına inanıyorum.Volkan, Josue, Bakambu, Fernandao ve Aziz beklentilerin oldukça altında oynadılar. Özellikle Josue oynadığımız tüm final maçlarında etkisiz oluyor. Maç içerisinde ne yapmak istediğini anlamadım.

   Maç seremonisi sırasında taraftarımızın açtığı pankart tüylerimizi diken diken etti. Hazırlayan, emek sarf eden  tüm kardeşlerimin ellerine sağlık ! Yalnız taraftarımız  takıma ve maça sirayet noktasında her geçen gün geriye gidiyor. Bu sene takımın kalitesi tam gaz yukarı çıkarken, maalesef taraftar olarak geride kaldığımızı söyleyebilirim. Volkan Demirel maç içindeki antipatik hareketleriyle tüm Türkiye' de stadlarda tepki gören bir isim ve gösterilen reaksiyon normal fakat eşi ile ilgili yapılan tezahüratı ben  taraftarımıza yakıştıramadım. Maçı kaybedebiliriz, turu kaybedebiliriz, kupayı da kaybedebiliriz ama çocuklarımıza ve gelecek nesillere bırakacağımız Bursasporluluk değerlerimizi kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorum.

   Sonuç olarak evimizde kaybederek avantajı rakibe verdik ama rövanşı Bursaspor gibi oynarsak, futbol şansı da yanımızda olursa final için her zaman umudumuz olacak. Maçın ikinci yarısında oyunu çevirmek için çabalayan tüm futbolcularımızı kutluyorum. CANINIZ SAĞOLSUN!